İyi Yolculuklar

May 31st, 2007 | By | Category: Aşk, Öyle bir gün, Yaşam

Ayrlık ve iyi kelimesi bana düşünmeyi öğrendigimden beri abest gelmiştir. İyi geceler bir ayrılık sözcügü ve içinde iyi geciyor ne demek bu şimdi yani bensiz olan gece iyi olsun demek mi nedir. Ayrılıkları sevmiyorum özellikle iyi olan ayrılıkları hiç sevmiyorum. Biraz önce izlemiş oldugum film zaten bana cok sert bir döner tekme attı ve hayli şaşırttı beni. Ben filmin gidiş hattını tahmin etmiş olmanın verdigi mutlulukla devamını merak etmeden izledigim film, beni şaşırtmayı başardı. Aslında merak ettiklerimin zıttında pek bir şey katılarını söylemem fakat yarım bırakarak filmi bitirmeleri beni cıldırtmaya yetti. Halbuki ben filmi izlerken kız ve erkegin kavuşmasını hayal etmiştim, lanet olsun neden mutsuz sonla film bitirirler ki inanmıyorum. Birde filmi romantik komedi diye almıştım, film boyunca hiç gülmedim, hiç merak etmedim sadece ayrılan iki aşıgın birleşmesini bekledim ve o üşengec senaristler kavuşma anını yazmamışlar. Filmin psikolojisinden cıkmam gerek daha önemli mevzular var, özellikle de benim kendi başrolünü oynadıgım “Nasıl Kayıp edilir” filminin olması. Film gayet basit 3 şey üzerine kurulu kaybetmek – kaybetmek ve kaybetmek. Digerek basit amerikan film espisi yapma geregi hissettim. Sanırım bu Amerikalı senaristlerin okulundaki hocalar hepsine aynı şeyi öğretiyor. Veyahut hepside birbirinden kopyası aman ya bana bırakmam gerek şu lanet filmi düşünmeyi.


Baştan alıyorum bu mevzudan sıkılmış olabilirsiniz ama yine yazacagım şeyler yani yazılar aşk ile alakalı. Kafaya koydum aşkın DNA ‘sını cözüm kendime köle yapacam. Eminim birçogunuz aşkı buldugu anda onu bırakmaz aşkı yaşamaktan zevk alır ve aşk onlar için el ele tutuşmak göz göze bakmak vesaire vesaire gibi şeyler yaptıgı sürece vardır. Amerikalı bir vatandaşı sözü geregi aşk eşittir sex gibide söyleyenlerde vardır tabi bilemeyiz. Fakat bu kavram bana hayli uzak tabi yanlış anlamayın ama uzak işte. Neyse ortada bir kızcagız var ve ona baktıgınızda aşk denilen şey hormanlarını vucuda dengesizce dagıtıp beynin ellerin gözlerin agzın ve ceşitli organların hor bir şekilde kullanılmasını saglar. Bunun sonucunda o sana degişik haraketleri ve eylemleri yaptıran kıza yaklaşır ve bir şekilde tanışır sohbet eder espiri yapar veya kendini tüm insanalardan soyutlayıp kıza ayar cekmeye calışırsın. Kızında doguştan gelen erkek arayışı sayesinde ne yazıkki orada biraz tip lazım düşüyor ve buda bende yok sanırım neyse evet tipe geliyor iş, şöyle bir bakar ve begenme duygusu işe girdiyse yavaş yavaş beyne sinyaller göndererek oda senden hoşlanır. Zamanla ikiside dahada yakınlaşarak cift kavramına anlam katmalarını saglarlar. Bir süre sonra dahada yakınlaşarak dünyalarını birleştirip bir birlerine ‘’Gözlük’’ olmaya başlarlar. Evet ben cıkma evlenme tarzı şeyleri gözlüge benzetiyorum ki bunu ben benzettim kimseden okumadım veya duymadım tamamen benim benzetmem benden önce benzeten olmuşdur bilmem ama ben benzettim işte arkadaş J Zamanla ikiside yakınlaştı ve işte neyse sıra geldi evlilik teklifine ve bir akşam yemegine davet edildi. Atıyorum lüks bir lokanta ve özelligide evlilik teklifinin cok yapılıyo olması ve adıda yüzük aslında adının cok önemi yok ama ‘’Nişan’’ daha güzel gibi sanki. Evet ben orada kendimi düşünüyorum karşımda da aha işte bu kızdır deli gibi seviyorum ve işte ona evlenme teklifi yapacam yerdeyim. Benim elimde meyve suyu onun elinde şarap yada yok şarap olmaz onun elinde de meyve suyu ben elmalı isterdim sanırım. Orada elma suyunu hafif hafif yudumlarken ona o an neler düşündügünü sorar ve net bir cevap alamazdım aslında o an onun duygularını bilip bilmemem cok önemli degil mesele benim duygularımı ona aktarmak evet oda insanların %99 gibi ya sen ne düşünüyosun diye soracaktır. Sormadıgını farzediyorum gerek yok yada salla muhaklka soracak. O an ona beni hayatı boyunca sevebileceginden emin olup olmadıgını sorardım. Benden hayatı boyunca ne gibi bir beklentisi oldugunu. Ve ona o an şu konuşmayı sanırım yapardım.

“ ey sevgili senle tanışalı up uzun bir süre ve o sürede benim için biz bir ‘’su’’ misali hal aldık. Ben oksijen olurken sen hidrojen oldun ve bu dünyamın devamı içinde biz mecburuz. Beni terk edersen öldürürüm seni, tabi şakaydı bu ( ve gülücük ) bizim ayrılıgımız beni susuz bir dünyaya iter ve ben o dünyayı emin ol yaşamak istemem. Ama isterim ki benim şu kıyametimize kadar azim ve büyük bir sabır ile sev ve sonrasında ahirette beraber sonsuzlugu yaşıyalım. Hamurunda sabır olan ve aşkı bana coşkun bir akarsu gibi ver vede ver.”

Aslında tam olarak bunları söylemezdim ve bu yazılanlar tam olarak diyeceklerim degil ama bi kaç tanesini duruma göre söylerdim. Sözümünü bittigini gözlerine cekine cekine bakarak söyler elma suyunun dibinde kalanlarını yudumlardım cünkü elma suyunu cok severim. Gözlerine cekinerek bakarken o sessiz ortamda duygulanmaya calışan sevilene kalkalım mı artık derdim. O an gözlerindeki RAM dalgalarını yaşamak ve gözlerindeki hisleri görebilmek için tüm dikkatini gözlerindeki enerjiye verirdim. Oda bu kadarmı der veyahut kalkmak isterdi. Biraz sinirli ve gergin bir şekilde kapıdan cıkar dokunsalar aglar halde olurdu. Arabaya biner yavaş yavaş sürer aynı zamanda cevredeki entresan bir şeye dikkat cekmesini saglardım. O sevilen gelmeyen teklifin nedenini utandıgı ve korktugu için soramaz ama aklından komplo teorileride geciriyor olur. Ve ben bunları biliyor olmanın rahatlı ile arabanın dümeninde rüzgara karşı koyarcasına ve yırtarcasına yol alırım ve asla onu evine götürmem. Büyük ihtimalle yolda giderken gördügüm büyük bir cınar agacının yanında durur arabadan iner ve onu cagırırım. Agacın büyük olmasına dikkat eder ve tam altında onu cagırır ve gelmesi için ısrar ederim. Agacın altına geldiginde onu dudaklarından tebesüüm içinde kücücük öperim sonra dizlerimin dibine cökerim hayır aslında cökmem şöyle yaparım. İkimizde ayakta ve o cınarın altında iken gözlerine bakar basit ama en etkili söz daha etkilisi yok en azından daha keşfedilmedi söyleyecegim söz belli ‘’Benimle Evlenir misin?’’ diye sorarım. Evet derse avuclarımın içinde olan o kücük parmagına yüzügü takar ve şu an en cok özledigim şey olan sımsıkı sırılmayı yapardım. Gözlerine bir kez daha bakar ve teklif edilme ve edilen teklifin kabulu ile kesinleşene bizlik duygusu ile onu şehvetli ve kocamana öperdim. Öpücük sonrası dudaklarındaki az olan nemi ellerimle siler kucagıma alır ve onu sevdigimi söylerdim. Sanırım biraz zayıf birini bulmam gerekecek ve benden uzun olmamalı J

O lokantadan cıktıgında morali -1 derecesinde iken teklif ve sarılma sonucunda morali gelmesi gereken seviye olan 2 seviyesinden ziyade 3 seviyesine gelen asıl kız büyük mutluluk içinde o gece uyuyacak ve hayallerinde beni yaşayacaktı bilinmez. Büyük ihtimalle o gece uyumazdı cünkü beni seviyor olurdu cünkü beni sevmiyor olsaydı ben bunu anlar ve coktan terk ederdim. Beni kesinlikle seviyor olurdu ve sevgimi taşıyabilecek güçte oldugunu bilirdim. Cünkü taşıyamıyacak gücte olsaydı o lokanta veya arabada en azından arabadan indiginde tepkisini agır bi şekilde gösterirdi. Tepki göstermesi bana güvensizligi, onun sabırsızlıgını, anlık duygular peşinde oldugunu, hayattan direk zevk almayı sevdigini, en önemlisi dıdıdı yapıp benim beynimi şişirecek olması gibi şeyleride öğrenmiş olurdum. Zaten böyle biri olacak olsaydı ta 3 aylıkken biterdi.

Kendimi cok kaptırdım bi an sanırım evlilik yaşına geldim J En azından bir kız arkadaşı lazım yaşım az aslında bi kızla ugraşacak pek vaktimde yok son 5 ayda sanırım 10 – 15 tane ayrılık yaşadım. Kendimi 60 yaşında hissetme nedenimde burada yatıyor işte 60 yıllık cekecegim acıyı cektim ve işte 60 yaşında bir moruk yani ben. Aklıma bi an şu film senaryosu geldi ve düşündümde ne poktan bir senaryo böyle bir aşk olmaz filmlerde insanlara istediklerini vermeleri gerekir ya en azından bir şeyleri merak etmeliyim yahu. Ya arkadaş senaryo yazması o kadar zormu hiç merak etmedim ve hiç gülmedim tamam kızı bir kere cıplak gördük ama yetmez dahası lazım, colume ver hocam volume yapmayın arkadaşlar film izlerken zevk almak istiyorum. Ya inan film izlerken kitap okuma hissiyatinde bulundum tamam size filmin adını söyleyim sizde izleyin ve sonra bana hak verin. Ayrı-lık ‘’vince vaughn ve jennifer aniston’’ ikisi oynuyor. Alıp izleyin son gibi bir şey beklemeyin yok cünkü.

Aşk nedir biliomusun gözlüktür tamam onu söyledim. Ama aşk 60 yaşına gelindiginde hala sohbet ediliyo olmasıdır. Aşk cıkarsızca sevebilmektir. Nasıl yani cıkarsızca denildigini duyar gibiyim yani. Mesela bir cift var ortada her hangi iki cocuk işte cıkıyolar iki genc insan neyse işte ve her gün buluşuyorlar. Onların ilişkilerinde cıkarları vardır yani her gün birbirlerini görüyor olmaları en azından bir birlerinin gözlerine bakarak aşık olmaları veyahut kol kola girerek gezebilmeleri, arkadaşlarına ahamda işte bu benim sevgilim demeleri ve tabi bu artırılabilir bu tarz şeyler yapmaları o ilişki sahibi insanların cıkarları oldugu anlamına gelir ve benim düşüncelerimdeki aşk kavramı ile tamamen uyuşmuyor. Aşk olduktan sonraki evrelerdir aslında o tarz şeyler yani birer ödül bir kupa gibi veya savaş sonrası ganiment yani aşksızlıga karşı olan savaşı kazanarak gelen aşk ganimenti. Aşk tamamen saf ve temiz olmalı gözlere bakamıyacak kadar duru ve ellerini tutamıyacak kadar cıkarsız tamamen saf ve tertemiz. Aşk budur bir mektuba aşk cıkarsız bir aşktır. Platonik evet buda biraz düşüncelerimdeki aşka uyuyor onuda aşk tanımına katabiliriz.

Sanırım uyumalıyım, sana ve sizlere iyi yolculuklar. Hayatınızla barışâ€™ık olmanız temennisiyle hayatınız sahibi ile mutlu olun ve benden aşk konusuna bu kadar daha fazla aşk ile ilgili şey yazmak istemiyorum düşüncelerimin akışını degiştirmeliyim bir şeyleri engellemeli veya silmeliyim bende güç yok aslında o yapmalı en azından yapması için zorlama bunu sen anlamadım ama anlaması gereken kişi anladı ama sanırım bu yazıyı okumuyacak. Evet kesinlikle uyumam gerekli kafam karışmaya ve yazılarım anlaşılmamaya başladı. Ne düşündügümü bilmeden yazıyorum garip bir duygu ve lanet olsun acıktım ne yiycem şimdi yine mi kek ıgg en iyisi ekmek arasına kek koyup yemek. Tabi yine şakaydı daha hiç ekmek arasına kek koyup yemedim böyle entresan bir çalışmam olmadı ama acil mideme bir şeylerin girmesi gerekiyor cünkü midemdeki işciler uyandı ve çalışmaları için bir şeyler gerekli. Şunuda unutmadan degineyim ve unutabilirim ilerde unutmamam gerekli Tahir unutma olm yemek yapmayı bilen biri ile evlen hemde cok güzel yemek yapsın tamam ve unutmuyorum burayı evet hafızama civiledim ilerde bir gün bu yazıyı okuyacam ve şu an neler cektigimi hatırlıyacam. Dogru yola giden her yanlış yol kutsaldır. Ne alaka ise salladım gene ciddiyim ben bir şeyler yemem ve sonra uyumam gerekli yarın önemli bir gün Perşembe ne önemi varsa aslında tüm günler aynı hepside birbirine benzior sadece isimleri farklı ve bazen tatil oluyo bazense tatil olmuyor ama ben hepsinde acı cekiyorum.

Gercekten gider salıcakla öptüm tabi kızsanız erkekleri Ayhan öpüyodu öyle anlaştık cünkü sevgi forumlarında. Sevgi forumları deyince aklıma şimdi geldi yahu forum bayadır kapalı arkadaşlarda dagıldı gitti arama motorlarıda silmiş tüm sitelerimizi elimde de yedek yok imi neyse halletcez bi şekilde acelesi yok şu an. Hele bir yeni makineye gecelim bu kez amerikadan degil Türkiyeden alacam ve sayfa acılma hızı iki katına cıkacak yani cok iyi olacak neyse görüşürüz.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir