Sanat Nedir?

Bu zamana kadar pek fazla üzerine durmadığım, alışagelmiş konulardan farklı bir konuya değineceğim. Sanat’ın tanımı ve işlevi merkezli bir makale olacak. Bir kaç farklı haber sitesinde ve bana ait köşelerde bu yazıyıda paylaşmayı düşünüyorum.

Sanat Bakış Atmak

Sanat hakkında nedir sorularına bir kaç düşünürün, düşüncelerini paylaşalım. Thomas Munro’ya göre; “sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir.” Sanat, güzel ile uğraşır. Güzel göreceli bir kavramdır. Kendi içinde tutarlı bir bütünlüğü taşıyan şey çirkin, acı verici, iğrendirici bile olsa estetik açıdan güzeldir. demiş.

Tolstoy ise sanat hakkında ki soruya , “İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendinde canlandırdıktan sonra, aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştı”  bu cevabı vermiş.

Sanatın tam olarak nedir sorusuna eş değer bir cevap vermemiş. Benim ise sanat hakkında ki nedir sorusa cevabım ise şu şekildedir; “Normal durumlarda güzelliği ve özelliği anlaşılamayan cisim, madde ve duyguların toplamının belli noktalar dahilinde incelenmesi/davranılması sonucu güzelliğinin ve özelliğinin keşfedilmesine sanat dedir.”

Küreselleşen dünyada ki psiko-sosyal bunalıma en güzel çözümde aslında sanattır. Sanatsal bakış açısı edinebilen bir birey hayattaki klasik olarak yaptığı eylemlere farklı bir bakış açısı edinirken, daha renkli bir yaşantının penceresinede sahip olmuş olur. Monoton hayatında sıkıcılığının içerisinde birey yaptığı iş/işlere sanatsal bir olgu ile baktığı zaman yaptığı işten aldığı verimde mutlaka artacaktır. Bunu keşfeden düşünmeyi bilen insanlar sanatın hayattaki rolünü artırmak için dünya halkına önemini anlatmaya çalışmışlar.

İnsanlar yaptıkları işlere sanatsal bakış açısı atmaya çalışmaları insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlık var olduğu zamandan bu yana sanatsal çalışmalarına devam etmiştir. Şeklin ve maddenin doğal yaşamın etkisi ile değiştiği bu olğular günümüzde her meslek sahibine yıgılır olmuş.

Zamanımızda bir çok birey yaptığı işe sanatsal anlamda bakabiliyor, zaten son zamanlarda reklamın türevlerinde “x yapmak bir sanattır” cümlesi ilede sık sık karşılaşıyoruz. Sanatın güzelliğine yaptı işe karıştırması, yaptığı işe hem başarı hemde saygınlık katmaktadır. Yer yüzünde ki her materyal ve esasen her duygu “Sanat”ın ham maddesidir. Sanat’ı belli şeyler dahiline almak insana yapılabilecek en yanlış davranışlardan da birisi olacaktır.

Aslında daha genel bir tanım yapacak olursak işini sevgiyle, estetikle, özenle, ilhamla ve ilgiyle yapan bir “iş yapan insan” bunu sanatın tanımı dahiline almıştır ve yaptığı işte ki estetiği görebiliyor olmasıda kendisini bir sanatçı da yapabilmektedir. Güzeli seven insan, güzeli de güzel bir şekilde yapmak ister. Sanat da mutlaka kendi dahilinde bulunanlarda güzeli görmek ister. Ancak estetik ve güzel olacak şeylerde sanatın içerisinde yer almaya hak kazanacaklardır.

Sanatın İşlevi

Sanatı bireye ve topluma faydaları olarak ikiye ayırmak istiyorum. Sanatsal bakış açısı ile yapılan sanatsal çalışmalarda temelinde ve işlevinde tamamen güzellik yer almaktadır. Yapılan bir şey/şeylerde sanatsal bakış açısı ile bakabilmek için ilk önce “Ne Kadar Güzel” bakış açısı ile bakılmaktadır.

Sanatı tek düze olarak “dış dünyayı” etkilediği düşünülmemelidir, nitekim sanatı yapanda yaptığı işten etkilenmektedir. Yapan, yapılan ve yapılılanları ortak paydaya alındığı zaman üçününde bir biri ile etkileşim içerisinde olduğu gözlemlenmektedir. Goethe’nin “Genç Verterin Acıları” adlı kitabındaki kahramanı Verteri intihar ettirerek kendisinin intihar etmekten kurtulduğu anlatılır. Goethe kahramanı öldürerek kendi hayatını kurtardığını iddaa ediyor nitekim buna benzer bir kaç tane daha sanatsal aktivitelerin bireylere faydalarıda değerlendirilebilir.

Sanat normal yaşantımızda farkedemediğimiz güzel ve özel olan şeyleri farketmemizide sağlamaktadır. Her gün önünden geçtiğimiz o muhteşem şeylerin muhteşemliklerini anlamakta sanat çok önemli bir yere sahiptir. İstanbul’da yaşadığım 3 yılda hiç dikkat etmediğim şeylere fotoğrafcı bir arkadaşımın bakış açısı ile baktığım zaman anlayabildim. Fotoğraf sanatçısı arkadaşın o ilginç bakış açısı adeta baktığımız ve yorumladığımız materyallerin arkasında da neler olduğunu anlatır cinsteydi.


>> Fotoğraf sanatçısı “Nejdet Düzen” e ait bir kare.

Aynı şekilde İstanbul’da yaşayan milyonlarca insan yaşadıkları çevredeki güzelliği görememektedir. Bunun başlıca nedeni sanatsal bakış açısı edinenememek ve neye nasıl bakılacağını bilememek diyebiliriz. Bu anlamda “SANAT” kendi başına öğretiler arasında en önemli konumada gelmektedir. Güzellikler insanı güzelleştirirler, İstanbul halkı güzellikleri görerek yaşasalardı psiko-sosyal yaşamlarında daha güzel ve mutlu bir yaşamda elde etmiş olurlardı.

Sanat’a son dönemlerde İdeolojik olgularıda karıştırmak isteyen ideoloji sahibi bireylerde olmuştur. Esasen sanat içerisinde hiç bir ideolojiyi barındıramaz ve hiç bir ideolojide Sanatı içerisine dahil edemez. Bu tarz uğraşlarda ancak Sanatın işlevi ile darma dagın edilecektir.

Tahir Dinç

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Paylaşın

By Categories: Genel0 CommentsViews: 159

Katılın

Makalelerden Haberdar Olun…