Olimpiyatlarla İlgili Kendi Teorilerim

Ağu 5th, 2012 | By | Category: Kültür Sanat, Türkiye

2012 Londra Olimpiyatları tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Peki bu kadar yüksek katılım olmasına rağmen neden bu başarısızlık peşinden geldi. Bu kadar ciddi bir başarısızlığı kimsenin tahmin etmediği kesin ve bu şekilde sportif alanlarda başarısızlığın temelinde ne olabilir? Mesele hakkında düşüncelerimi yazmadan önce 3 parçaya mevzunun ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Bu parçalanmış kademeleri ise ana başlıkta şu şekilde paylaşabiliriz.

  • Yönetim Grunu
  • Antrenör Grubu
  • Sporcular

Bu üç grupta da bazı olması ve olmaması gereken özellikleri dikkatimi çekti. Son bir kaç gündür olimpiyat oyunlarını izlerken izlemiş olduğum 5-6 musabaka oldu. Bu müsabakalarda ilk bir iki sporcuyu izledikten sonra diğer bir çok sporcunun kaç puan alacağından hangisinin birinci geleceğine kadar herşeyi tahminlediğim ve doğru bildiğimi belirtebilirim.

Olimpiyatların başlamadan önce açıklanan altın madalya getiren sporculara 200 cumhuriyet altını yaklaşım 1 buçuk milyon TL vereceğini vaad eden yönetim ciddi bir hata yaptı. Sporcular bu vaadi duydukları andan itibaren uyumadan bu 1 buçuk milyon ile neler alacaklarını hayal etmeye başkadıklarını tahmin etmek çok zor değil. Sonuç itibariyle oraya giden sporcuların hemen hemen hepsi için bu mebla çok büyük bir rakam. Bu yanlış stratejik hamlenin konsantreye etkisini hesaplamak çokta zor değil.

Antrenör temasında ise durum daha iyi olacağını düşünüyorum. Fakat biraz sonra bahsedeceğim “Mantık ve Sanat” edasını veremedikleri üzerinden kaba güçle spor yapmaya çalıştıkları ne kadarda belirgin. Bu konuda bazı direk sonuca etki edecek Mantık ve Sanat kavramlarının sporla kesişmesini uzun uzadıya değerlendireceğiz.

Sporcular sonuç itibariyle aramızdan gönderdiğimiz kendi alanlarında en başarılı sporcular. Bu sporcular en başarılı oldukları için mutlaka bugün olimpiyatlarda yarışlar içerisindeler. Kendilerine öğretilen üzerinde çalışmalarını devam ettirmiş ve ellerinden geldiği üzere bu şekilde bir ürün ortaya koymuşlardır. Bizim için en önemli olan Antrenör kanadıdır.

Bir Sporculuk Ütopyası

Beden öğretmenlerinden, Antrönerlere kadar tüm sporsal aktivitelerin direk eğitmenlerinin mantık kavramı üzerinde çok durduklarını belirtmem zor olurdu. Spor kesinlikle bir “Matematik” zekası gerektiren ve tüm etkenlerin hesaplandığı muhteşem bir hesaplama oyunudur. Eğer kaba kuvvet bir spor etkinliğini anlatıp mantığını vermezseniz bu durum sporcunun kendini geliştiremeyen ve aşamayan bir duruma getirir. Üniversite eğitimim sırasında karşılaştığım “Beden” üzerine derste bir kaç saat çeşitli etkinlikler ve etkileri haricinde lise ve diğer tüm eğitim hayatımda spor dallarının mantığını öğretilmesi hususunda bir şeyle karşılaşmadım.

Mantık kavramı elbette çok önemli her sporcunun matematikci gibi hesaplar yapması kesinlikle şansa bırakılmaması gereken bir durum. Öyle ki beden aktiviteleri yapacak kişilerden Matematik eğitiminin ne denli başarılı olduğunun sorgulanması gerekliliği düşündüğünüzden fazla olduğunu belirtmem zor olmayacaktır.

Sanatçı edasıyla yapılan bir çok ürünün başarısı mevcut ve etkisi kanıtlanmış bir durumda. Spor ile Sanat iki ayrı ve bir biriyle etkileşimi olmayan kavram olarak düşünmek çok ciddi bir hata olur. Her sporcunun yaptığı işi para, başarı veya statü için değil sanat için yani sanatçı ruhuyla yapılması için teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sanatçılık duygusunun kesinlikle çok ciddi bir katkısı olacağı kesin.

Amatör ve Profesyonel futbolculuğun arasında ki cizginin ne olduğunu insanların bazılarının teorileri var. Bir sporcu X takımında ağlayıp, dertle cileyle bir kupa alıyor. Bu kupayı aldığı takıma bağlılığını ise en üst derecede olduğunu söylerken bu sözü henüz unutulmamışken diğer bir takımın daha fazla para vermesiyle hemen takım değişikliğine gidiyor. Sonuç itibariyle ben profesyonel bir futbolcuyum diyebilmektedir. Elbette takım değiştirmesi veya başka takıma geçmesi yasal bir durum. Eğer bu adam öyle bir değişiklik yapabiliyorsa taraftarlığın ne albenisi kalıyor. Tüm taraftarlarda profesyonel olabilir ve başarılı takımı tutabilir. Ben profesyonel bir taraftarım yakıştırması ne kadar gariptir değil mi?

Para için spor yapmanın ben insanın içerisinde ki sanatçı ruhuna zarar verdiği düşüncesindeyim. Elbette para bir sonuçumsu bir yapı olabilir ve para ile başarı teminide söz konusu olabilir. Fakat bu bir noktaya kadar geçerlidir ve o noktadan daha fazlasını beklemek hayal olacaktır. Yaptığı sporcu o spor için yapan gerçek dava adamları, sanatçı ruhlu sporculara ihtiyacımız var.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir